İstanbul Miras Avukatı: Vasiyetname, Tenkis ve Ortaklığın Giderilmesi

İstanbul Miras Avukatı: Vasiyetname, Tenkis ve Ortaklığın Giderilmesi

Kişinin vefatı (veya gaipliği) durumunda, geride bıraktığı malvarlığının (terekesinin), borçlarının ve yasal haklarının kimlere, hangi oranlarda ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen hukuk dalına Miras Hukuku denir. Özellikle İstanbul gibi taşınmaz değerlerinin her geçen gün astronomik rakamlara ulaştığı bir metropolde, miras paylaşımı süreçleri genellikle karmaşık hukuki ihtilafları, haksız mal devirlerini ve aile içi çekişmeleri beraberinde getirmektedir.

İstanbul miras avukatı olarak hizmet veren Avukat Merve AK, mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesi, yasal mirasçıların hak kayıplarının önlenmesi ve paylaşımdan doğan uyuşmazlıkların adil bir şekilde çözümlenmesi için şeffaf, sonuç odaklı ve profesyonel dava vekilliği hizmeti sunmaktadır. Miras davaları, sürelerin (hak düşürücü süreler ve zamanaşımı) hayati önem taşıdığı, geri dönüşü olmayan teknik bir süreçtir. Bu hassas sürecin uzman bir avukatın rehberliğinde yürütülmesi telafisi imkansız maddi kayıpların önüne geçer.

Miras Hukuku Kapsamındaki Başlıca Uyuşmazlıklar ve Davalar

Avukat Merve AK, İstanbul mahkemelerinde sıklıkla karşılaşılan miras davalarında, müvekkillerinin yasal ve saklı paylarını güvence altına almak için şu hukuki yollara başvurur:

1. Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Alınması ve İptali

Vefat eden kişinin mirasçılarının kimler olduğunu ve terekedeki yasal pay oranlarını gösteren resmi belgeye veraset ilamı denir. Noterlerden veya Sulh Hukuk Mahkemelerinden alınır. Ancak, nüfus kayıtlarında hata olması, soybağı uyuşmazlıkları (babalık davası süreci vb.) veya haksız yere mirasçı görünen kişilerin bulunması durumunda “Veraset İlamının İptali ve Yeni Belge Verilmesi” davası açılarak hatalı paylaşımların önüne geçilir.

2. Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedeniyle Tapu İptal Davası

Miras davaları arasında en sık karşılaşılan ve en yüksek meblağlı olan dava türüdür. Mirasbırakanın (murisin), yasal mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, aslında bağışlamak istediği değerli bir gayrimenkulü tapuda “satış” veya “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” gibi göstererek diğer bir mirasçıya (genellikle en sevilen çocuğa veya ikinci eşe) ya da üçüncü kişiye devretmesi işlemidir.

  • Nasıl İspatlanır? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları gereği; işlemin muvazaalı (danışıklı/sahte) olduğu her türlü delille ispatlanabilir. Mirasbırakanın taşınmazı satmaya ihtiyacı olmaması (maddi durumunun iyi olması), devralan kişinin (örneğin ev hanımı olan kızının) o evi alacak maddi gücünün olmaması, banka hesaplarında bir para transferi bulunmaması gibi hususlar mahkemede ispatlanarak tapu işlemi iptal ettirilir ve taşınmaz tüm mirasçılara paylaştırılır.

3. Saklı Payın Korunması ve Tenkis Davası

Türk Medeni Kanunu, bazı yakın akrabaların (altsoy yani çocuklar/torunlar, anne-baba ve eş) miras hakkını özel olarak güvence altına almış ve bu paylara “saklı pay” demiştir. Mirasbırakan, vasiyetname hazırlayarak veya sağlığında bağışlamalar yaparak terekede dilediği gibi tasarruf edebilir; ancak yasal mirasçıların bu “saklı paylarına” müdahale edemez. Eğer sınır aşılmışsa, saklı payı ihlal edilen mirasçılar Tenkis Davası açarak, sınırı aşan kazandırmaların iptalini ve kendi yasal paylarının tamamlanmasını talep edebilirler. Tenkis davası, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

4. Vasiyetname Düzenleme ve Vasiyetnamenin İptali Davaları

Mirasbırakanın vefatından sonra hüküm ifade etmek üzere yapılan ölüme bağlı tasarruflardır.

  • İptal Nedenleri: Vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için çok katı şekil şartları vardır. Vasiyetnamenin mirasbırakanın fiil ehliyetinin olmadığı bir dönemde (örneğin ağır demans veya Alzheimer hastasıyken), hile, baskı veya tehdit altında düzenlendiği hastane kayıtları ve tanıklarla ispatlanırsa vasiyetnamenin iptali davası açılabilir. Ayrıca şekil eksiklikleri (tarihin el yazısıyla atılmaması vb.) belgenin tamamen iptal edilmesine yol açar.

5. Mirasın Reddi (Reddi Miras) Davası

Miras sadece malvarlığından (aktiflerden) ibaret değildir; mirasbırakanın vergi borçları, kredi borçları ve şahsi borçları (pasifleri) da mirasçılara geçer. Eğer tereke borca batıksa (borçlar varlıklardan fazlaysa), mirasçıların kendi şahsi malvarlıklarını korumak için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren kesin 3 ay içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın reddi davası açmaları hayati önem taşır. Süre kaçırılırsa, mirasçılar tüm borçlardan şahsen sorumlu hale gelir.

6. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

Miras kalan tarla, arsa, bina, yalı veya dükkan gibi taşınmazlar üzerinde mirasçıların “elbirliği mülkiyeti” bulunur. Mirasçılar malın paylaşımı, kimin kullanacağı veya satışı konusunda kendi aralarında anlaşamazlarsa, herhangi bir mirasçı payının azlığına/çokluğuna bakılmaksızın İzale-i Şuyu davası açabilir. Mahkeme, taşınmazın aynen taksimi (bölünmesi) mümkünse böler; mümkün değilse Satış Memurluğu aracılığıyla açık artırma (ihale) usulüyle satarak bedelini mirasçıların payları oranında adil şekilde dağıtır.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

1. Mirasbırakan sağlığında tüm mallarını tek bir çocuğuna bırakabilir mi? Hayır, bırakamaz. Türk Medeni Kanunu’nda yer alan “saklı pay” kuralları gereği, diğer çocukların ve eşin mutlak bir miras hakkı vardır. Muris sağlığında tapuyu tek bir çocuğuna devretse bile, vefatından sonra diğer çocuklar “Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal” veya duruma göre “Tenkis” davası açarak kendi haklarını o çocuktan geri alabilirler.

2. Miras davası nerede açılır? Miras hukuku davalarında (tenkis, mirasın reddi, vasiyetnamenin iptali vb.) kesin yetkili mahkeme, mirasbırakanın vefat etmeden önceki son yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir. Ancak taşınmazın aynına (mülkiyetine) ilişkin açılacak muris muvazaası davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

3. Üvey çocuklar veya evlatlıklar mirasçı olabilir mi? Üvey çocukların (anne/babası ile sonradan evlenilen kişinin çocukları), kendilerini resmi olarak evlat edinmedikçe üvey anne veya babalarına yasal mirasçı olma hakları yoktur. Sadece kendi öz anne/babalarından miras alabilirler. Ancak evlatlık alınan kişi, evlat edinenin tıpkı öz çocuğu gibi birinci zümre yasal mirasçısı olur.

4. Miras davası ne kadar sürer? Miras davaları, taraf sayısının (mirasçıların) fazla olması, tebligat süreçleri, taşınmazların değer tespiti için yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri nedeniyle uzun süren davalardır. İstanbul adliyelerindeki yoğunluk da göz önüne alındığında çekişmeli bir miras davası ortalama 2 ila 4 yıl arasında sürebilmektedir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararlarının en baştan alınması kritik önem taşır.


İstanbul Miras Avukatı İletişim ve Randevu

Aile içi ilişkilerin en çok yıprandığı miras süreçlerini, hukuki temellere dayanan bir yaklaşımla, duygusal yıpranmadan uzak profesyonel bir şekilde yönetmek en sağlıklı olanıdır. İstanbul Miras Avukatı Merve AK, hakkınız olanı almanız, vasiyetname işlemlerinizi eksiksiz yapmanız veya haksız mülkiyet devirlerini iptal ettirmeniz için şeffaf bir hukuki danışmanlık sunmaktadır.

Miras davalarına dair tüm sorularınız, veraset ilamı çıkarılması ve dava açılış süreçleriniz için aşağıdaki iletişim kanallarından ofisimizle irtibata geçebilirsiniz: